Yaşamımız normal seyrinde giderken ve gündelik telaşlarımız ile uğraşırken, herbirimiz beklenmedik ve sıra dışı bir şekilde ortaya çıkan korona virüs tehdidi ile karşı karşıya kaldık. Ebeveyn olarak kaygı alanlarımız çocuklarımızın ders başarısı veya kardeş kavgası konularından; virüsün bize bulaşıp bulaşmadığı ve kendimizin veya çocuklarımızın hayatta kalıp kalmayacağı ile ilgili kaygı alanlarına doğru evrildi. Peki bu zor günlerde bizi zorlayan düşünce ve duygularımızla nasıl etkin bir şekilde baş edebiliriz, bu etkin baş etmeyi çocuklarımıza nasıl aktarırız ve bu zorluk içinde çocuklarımızla anlamlı, değer verdiğimiz bir hayatı nasıl mümkün hale getirebiliriz?

Korona Virüs Hakkında Kaygılanıyorum…

Endişe, kaygı, korku ve çoğunlukla bu duygulara eşlik eden nefes darlığı, kalp hızımızın artması, terleme gibi bedensel belirtileri hayatımızda sık sık deneyimleriz. Elbette birçoğumuz bu yaşantılardan hoşlanmayız ve onlardan kurtulmak ya da biraz olsun azaltabilmek için çeşitli yollara başvururuz… Örneğin sosyal medyada virüs haberleri araştırmak, bu konu üzerinde uzun uzadıya düşünmek, çok fazla temizlik yapmak ve el yıkamak, çocukları yüzlerine dokunmamaları ve ellerini yıkamaları konusunda sık sık uyarmak, yemek yemek, bilgisayar oyunları oynamak gibi…Bu salgın döneminde de kaygı, korku, endişe gibi duygular kapımızı çalmış ve hatta zihnimiz de bize çoktan‘‘ Ya bana da bulaşırsa’’, ‘‘Yeterince dikkat etmezsem’’, ‘‘Çocuklarıma bulaştırırsam’’, ‘‘Anne- babamı kaybedersem’’ gibi hoşumuza gitmeyen bir çok düşünce fısıldamaya başlamış olabilir. Hayatımızı bir gemiye benzetecek olursak; rotamızı takip ederken ilerlediğimiz denizin dinginliği yerini kaygı, korku, endişe ve “Çocuklarıma bulaştırırsam” dalgalarına bırakmış olabilir. Şimdi bu dalgalara kulak verelim. Bu dalgalar size ne söylüyor? Bu dalgalar sizin hayatınızda kıymetli olan neye işaret ediyor? Cevabınız “Çocuğum/ Çocuklarım” ise kaygı, korku, bulaştırma endişesinin sizinle birlikte olması da çok anlaşılır olacaktır. Tüm bunlar sizi, çocuklarınız için bir şey yapmaya (örneğin virüsten korunabilmek adına önlem almaya) teşvik ediyor olabilir. Ya da bir anda kendinizi sizi zorlayan bu düşünce ve duygularla mücadele içinde bulabilir, endişelerinizin içinde kaybolduğunuzu fark edebilirsiniz. Şimdi bir düşünün. Var gücünüzle bu dalgalardan kurtulmaya çalıştığınızda ne oluyor? Zihninizi susturmaya, kaygınızı yok etmeye çalıştığınızda? Tercih ettiğiniz limana doğru ilerleyebiliyor musunuz yoksa geminiz rotadan çıkıyor ve yönünüzü mü kaybediyorsunuz?

Şimdi bu dalgalardan kurtulmaya çalışmak yerine rotanıza dönmeye ne dersiniz?

Kaygılarım Beni Ele Geçirdiğinde Ne Yapabilirim?

Dalgalar yükseldiğinde, duygularımız yoğunlaştığında gemimiz ordan oraya savrulur, ve savrulurken kendimizi ve çocuklarımızı tehlikelerden koruyamayız. Dev dalgalara etki edemeyiz, durduramayız, endişelerimizi istesek de ortadan kaldıramayız. Evet endişelerimizi durdurmak için çok çabalarız, örneğin günümüzün çoğunu sosyal medyada virüs haberleri okuyarak geçiririz, daha çok temizlik yaparız, çocuklarımızı temiz olmaları için aşırı kontrol ederiz, kısa vadede bu yöntemler bizi rahatlatır ancak uzun dönemde endişe ve kaygı dalgalarını yükseltir. Siz ve çocuklarınız için oldukça zor olan bu günlerde virüs haberlerinin içinde kaybolmak, çocuklarınız ile olan ilişkinizi el yıkama ve yüzlerine dokunma seviyesine indirmek tercih ettiğiniz bir yaşam biçimi olur mu? Dalgalar yükselirken bulunduğumuz yere çapa atmak bizi alabora olmaktan veya istemediğimiz limanlara gitmekten koruyabilir. Tabii ki çapa atmak dalgaları yok etmez (çapalar hava durumuna etki etmez) fakat gemileri sabit tutabilir. Çapa atmak, virüs hakkında endişelerimiz ortaya çıktığında, zihnimiz yine fısıltılarına başladığında ve nefesimiz daralıp kalbimiz hızlı atmaya başladığında içinde bulunduğumuz âna odaklanmaktır. Ben bir anne olarak kaygılandığımda, dalgalar yükseldiğinde çocuklarımın gözlerine bakarak çapa atıyorum. Onların gözündeki heyecanı, sevinci, endişeyi veya korkuyu görüyorum ve kendime şu soruları soruyorum: Şu an nerdeyim? Bulunduğum şu anda çocuklarımla ne yapmam uygun olur? Onlar için de dalgalar yükseldiğinde çocuklarıma nasıl yardımcı olabilirim? Bunları yapmanın ilk yolu âna odaklanmaktır. İşte size bunun için yardımcı olacak bir egzersiz:

Bu egzersiz, kendinize odaklanmanız ve etrafınızdaki dünyayla temas kurabilmeniz için kullanabileceğiniz bir yöntemdir. Gün boyunca ve özellikle kendinizi düşünce ve

duygularınıza kapılırken bulduğunuz zamanlarda uygulayabilirsiniz.

EGZERSİZ 1

Çapa Atma Egzersizi

1) Ayaklarınızı yere sabitleyin
2) Ayak tabanlarınızı aşağıya bastırarak, dayanağınız olan altınızdaki zemine odaklanın.
3) Ayaklarınızı aşağı ittikçe bacaklarınızdaki kas gerilmelerine dikkat edin.
4) Tüm bedeninize ve başınızdan, omurganızdan bacaklarınızdan ayaklarınıza doğru akan
yerçekiminin hissine odaklanın.
5) Şimdi etrafınıza bakın, çevrenizde duyabildiğiniz ve görebildiğiniz şeylere odaklanın. Olduğunuz yerin ve yaptığınız işin farkına varın.*

Beni Zorlayan Düşünceler İle Nasıl Baş Edebilirim?

Dalgalar yükseldiğinde zihniniz size ‘‘ Dışardan geldin ve ellerini iyi yıkamadın, Çocuklarına bulaştıracaksın, Bugün çocukların bağışıklık sistemini yeterince destekleyemedin’’ gibi hoşunuza gitmeyen birçok cümle fısıldamaya başlayabilir. O anlarda zihninizin bu düşüncelerden kurtulma gibi bir yeteneği olmayabilir. Şimdi bir düşünün. Dalgalardan kurtulmaya çalıştığınızda zihniniz size bu cümleleri

fısıldamayı durduruyor mu? Eğer cevabınız hayır ise, peki siz bu cümlelerin içinde kaybolduğunuzda rotanızda ilerleyebiliyor musunuz?
Bunu anlamak için aşağıdaki soruları cevaplayın.

1. Bu düşüncelere sıkıca sarılmak, dediklerini eksiksizce, her zaman uygulamak baş etmeye çalıştığınız durumu kolaylaştırıyor mu?

2. Düşüncenin size söylediği her şeyi yapsanız bu sizi çocuklarınız ile anlamlı ve huzurlu bir hayat istikametine mi götürür, yoksa sıkışmış ve ızdıraplı bir hale mi getirir?

3. Bu düşünceler gün içinde devamlı zihninize geliyor ve siz onlardan kurtulmaya çalışıyor musunuz? Düşüncelerden kurtulmaya çalışırken çocuklarınızla ilgilenebiliyor musunuz? Düşüncelerden bir süreliğine kurtulunca tekrar ortaya çıkıyorlar mı? *

Bu durum için aşağıdaki benzetmeyi kullanabiliriz:

Eşiniz ve çocuklarınızla güzel bir deniz tatilinde olduğunuzu hayal edin. Çocuklarınızla beraber denize girdiniz ve eğlenceli vakit geçiriyorsunuz. Birden gözünüze suyun üzerinde bir deniz topu ilişiyor ve deniz topunun orda olması sizi çok rahatsız ediyor. Deniz topunun yanına gidiyorsunuz ve onu suyun altına sokmaya çalışıyorsunuz. Deniz topunu suyun altına sokmayı başarıyorsunuz ancak bırakınca ne oluyor? Tahmin ettiğiniz gibi deniz topu tekrar suyun üstüne çıkıyor. Bir süre sonra tek işiniz deniz topunu suyun altına sokmaya çalışmak oluyor. Çocuklarınız ve eşiniz ilerde eğlenceli vakit geçirirken siz bu anı kaçırıyorsunuz. Zorlayıcı ve hoşunuza gitmeyen düşüncelerle uğraşmak da buna benzer. Hem bu düşüncelerden kurtulamazsınız hem de onlarla uğraşmak hayatta değer verdiğiniz, anlamlı şeyleri yapmaktan sizi alıkoyar. Şu an zihniniz size ‘‘ Peki o zaman ne yapacağım’’ gibi cümleler söylüyor olabilir. Bu düşünceler zihninize geldiğinde sizin için değerli olan yöne doğru ilerleyebilmeniz için aşağıdaki egzersizleri kullanabilirsiniz.**

EGZERSİZ 2

Öncelikle sizi zorlayan düşünceyi ‘‘….. diye bir düşüncem var’’ şeklinde söyleyin. Örneğin ‘’ Çocuklarıma virüs bulaştıracağım’’ yerine ‘’ Çocuklarıma virüs bulaştıracağım diye bir düşüncem var’’ şeklinde ifade edin.

Düşüncenizin bulutlar gibi, evin önünden geçen araçlar gibi gelip geçmesine izin verin.
Düşüncenizi komik bir sesle veya bir ezgi ile tekrar edin.

Düşüncenizi çooookkk yaaaaavvvaaaşşş veya çok hızlı bir şekilde söyleyin. Düşüncenizi kartlar üzerine renkli kalemler veya farklı YaZı KaRaKtErLeRiNi kullanarak yazın.*

Kaygılarımla Nasıl Baş Edebilirim?

Duygularımız hayatımızda kıymet verdiğimiz şeylere işaret ederler. Özellikle pek hoşlanmadığımız bazı duygular, hayatımızda bize bir şeylerin yolunda gitmediğini söyleyen sinyal görevi görürler. Bize ne söylediklerini anlamak için ne söylediklerine kulak vermemiz gerekir. Şu an anne-baba olarak bizler çocuklarımız hakkında korona virüs salgını ile ilgili hoşlanmadığımız bir çok duyguyu bir arada yaşıyoruz. Endişe, kaygı, korku, suçluluk… Bu duygular bize hayatta değer verdiğimiz şeyler olduğunu işaret ederler: Yaşamın ve çocuklarımızın bizim için değerli olduğunu söylerler. Ancak tabii ki bu duyguların oldukça rahatsız edici olduğunu biliyoruz. Fakat bu duygulardan kurtulmayı başarabildiniz mi? Bunun için çabalarken hayatınız nasıl oluyor? Yoksa yine kendinizi deniz topunu suya bastırırken mi buluyorsunuz?

Duygularınızın işaret ettiği yönü görebilmek için onlara vücudunuzda yer açmak ister misiniz? Bunun için aşağıdaki egzersizi kullanabilirsiniz.

EGZERSİ – 3

Bir elinizi, bu duyguyu vücudunuzda en yoğun hissetttiğiniz bölgeye koyun. Elinizin size değer veren bir hemşirenin, bir ebeveyninizin veya partnerinizin eliymiş gibi şifa verici olduğunu hayal edin. Bu bölgeye, -o duygudan kurtulmak için değil ama ona yer açmak, etrafını genişletmek için -biraz sıcaklık gönderin. Nazikçe tutun. Duygunuzun bedeninizin neresinde olduğunu fark edin. Oraya odaklanın. Daha önce hiç böyle bir şeyle karşılaşmamış bir bilim insanı gibi merakla inceleyin. Köşeleri nerede? Nerede başlıyor? Nerede bitiyor? Hareketli mi sabit mi? Dışarıda mı içeride mi? Hafif mi ağır mı? Bu duygunuzu, sanki ağlayan minik bir bebekmiş veya yavru bir köpekmiş gibi nazikçe kucaklayın. *

Çocuklarımın Kaygısı ile Nasıl Baş Edebilirim?

düşünceleri ile etkin bir şekilde baş etmek kadar onların ortaya çıkmasını tetikleyen durumlardan uzak durmak da önemlidir. Bu anlamda kendinizi sosyal medyadan bombardıman halinde gelen gereksiz bir çok bilgiden koruyarak endişelerinizin artmasını önleyebilirsiniz. Bunun için kendinize iki veya üç tane güvenilir kaynak belirleyin ve sadece bu kaynakları takip edin. Liderlerinizin açıklamalarına ve konunun uzmanlarına kulak verin.

Çocuklarımızın kaygıları, endişeleri ve korkularıyla baş etmelerine yardımcı olabilmek için öncelikle, onların bu durumlarını farketmemiz gerekir. Bu konuda Çapa Atma egzersizini yaparak hız kazanabilirsiniz. Öncelikle çocuklarınızın korona virüs hakkında doğru bilgileri edindiğinden emin olun ve onlara doğru olan bilgileri verin. Çocuklarınızı dinleyin, ve onlarla korona virüs salgını ile sohbet etmekten çekinmeyin, kendi endişelerinizden bahsedin ve ‘‘ Evet, bu endişelenilecek bir durum’’ gibi anlaşıldığını hissettirecek geri bildirimlerde bulunun. Onlarla duygularımızı paylaşırsak kendi duygularının normal olduğunu bilirler ve kaygılı hissettiklerinde bunu bizimle paylaşabilirler. Bizim için kaygı uyandıran durumların onlar için daha kaygılandırıcı olduğunu unutmayalım. Kendi endişelerinizi azaltmak için ‘‘ Ellerini iyi yıkamazsan hastalanırsın ve ölürsün’’ gibi abartılı yorumlarda bulunmayın. Kendisini koruması adına doğru şeyler yaptığında ( ellerini yıkamak, yüzüne ve gözüne dokunmamak gibi) onları takdir edin, bunları yapmadığında ise ders verir nitelikte konuşmayın ve bu davranışını söndürmek adına görmezden gelin. Bunları yapmanıza rağmen çocuklarınız mevcut salgınla ilgili kendilerini endişeli ve kaygılı hissedebilirler, zihinleri onlara ‘‘ Ya annemi- babamı kaybedersem.’’ ‘‘Okula bir daha hiç gidemezsem’’ ‘‘Bana virus bulaşırsa’’ gibi olumsuz sözcükler söyleyebilir. Kendilerini kaygılı, endişeli ve korkmuş hissedebilirler. Çocuğunuz düşünce ve duygu yoğunluğu yaşadığı bu durumlarda ağlayabilir, kolaylıkla öfkelenebilir bir hale gelebilir, ani tepkiler verebilir, vücudunun belli bölgelerinde ağrılar ortaya çıkabilir veya etrafla olan iletişimini kesip içine kapanabilir. Çocuğunuzdaki bu değişimleri farkettiğinizde onların da dalgaları yükselmiş demektir, öncelikle bulundukları anda kalabilmeleri ve çapa atmalarını sağlayabilmek için aşağıdaki egzersizi birlikte yapabilirsiniz.

Write a comment